SİGORTACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DAİRE BAŞKANI ALİ HAYDAR ELVEREN’İN

NTV KANALINDA 26 NİSAN 2002 CUMA GÜNÜ, SAAT 16:35’TE

CANLI YAYINDA “BİREYSEL EMEKLİLİK” KONUSUNDA

YAPTIĞI AÇIKLAMALAR

 

Gökay OTYAM: … ve hemen Ankara’ya dönüyoruz. Çünkü bu konunun bir numaralı uzmanı Hazine Sigortacılık Daire Başkanı Sayın Ali Haydar ELVEREN de Ankara stüdyosunda bizi bekliyor. Efendim hoşgeldiniz öncelikle, teşekkürler.

Ali Haydar ELVEREN: Hoşbulduk.

Gökay OTYAM: Nedir bireysel emeklilik sigortası, ne zaman başlayacak ve herkes bundan yararlanabilecek mi; çalışan çalışmayan?

Ali Haydar ELVEREN: Bireysel emeklilik sigorta değil öncelikle. Bireysel emeklilik sistemi dediğimiz şey, emeklilikte kişilere ek bir gelir vermek üzere, aktif çalışma yaşamında yaptıkları tasarrufları biriktirerek, yatırıma yönlendirerek, emekli olduklarında onlara ikinci bir gelir vermek üzere kurulu olan bir sistem. Bu sistem, gönüllülük esasına dayalı, bütünüyle kamu emeklilik sistemlerini tamamlayıcı, bireysel hesaplarda tasarruf edilen fonlu bir sistem. Burada belki hem emeklilik kelimesini, hem de bireysel hesap kelimesini açmakta fayda var. Çünkü karıştırmak mümkün. Emeklilik, kelime itibariyle yaşlılığı ifade eden bir kavramdır. Yani aktif çalışma yaşamının bitimini ifade eden bir kavramdır. Bireysel emeklilik sisteminde de bu nedenle emekli olma koşulu 56 yaş oldu. En az on yıllık hizmet süresi ve 56 yaş olarak belirlendi.

Gökay OTYAM: Kadın erkek farketmiyor mu?

Ali Haydar ELVEREN: Yok. Yani, kadın erkek; Sosyal Sigortalar Kurumu veya kamu emeklilik sistemlerine benzer şekilde, bir kadın erkek ayrımı yapılmadı. Tüm kişiler en az on yıl katkıda bulunmaları ve 56 yaşını tamamlamaları koşuluyla, kendi hesaplarında birikimlerle orantılı olarak bir emeklilik geliri elde edebilecektir. Burada kendi hesaplarında birikim dediğimiz şey, hem kişinin katkısı kendi hesabında, kendi adına yatırıma yönlendirilecek, kendi yatırım tercihleri çerçevesinde değerlendirilecek ve emeklilik tarihindeki o birikim tutarıyla orantılı olarak bir gelir elde edecek. Dolayısıyla, kamu emeklilik sistemlerindekine benzer bir gelirin yeniden dağıtılması veya bir havuz hesabı yok. Bu sistemde ne kadar çok katkıda bulunulursa ve o katkılardan elde edilen yatırım geliri ne kadar fazla olursa, kişilerin emekliliklerinde elde edecekleri gelir de o oranda yüksek olacak.

Gökay OTYAM: Burada bir ikilem var mı sayın ELVEREN? Bir taraftan pirim ödenirken Sosyal Sigortalar’a, Bağkur’a; bir taraftan da bu mu seçiliyor? Yoksa oraya pirim ödemeyip, sadece bireysel emeklilikten yararlanılabiliyor mu?

Ali Haydar ELVEREN: Bu, bütünüyle kamu emeklilik sistemlerini tamamlayıcı bir bireysel emeklilik sistemi, özel bir emeklilik sistemi. Hiç bir şekilde kamu emeklilik sistemlerinin yerine geçmeyi amaçlayan bir sistem değil.

Gökay OTYAM: Bu, diğer emekliliğe bir ikame miydi, onu değerlendiriyorduk şimdi.

Ali Haydar ELVEREN: Bu sistem dedik, SSK, Bağ - Kur, Emekli Sandığı’na kayıtlı olanların, hiç bir şekilde oradan vazgeçmeleri veya onu ikame etmeyi amaçlayan bir sistem değildir. Dolayısıyla, o sisteme kayıtlı olanlar, istedikleri takdirde bu sisteme de devam edebilecekler. Burada amaç, o kurumlardan elde edecekleri gelire ek olarak bir gelir elde etmek istiyorlarsa, tasarrufta bulunmaları ve emeklilik tarihinde, kamu emeklilik sisteminden elde edecekleri gelirlere ek ikinci bir emeklilik gelirini özel emeklilik sisteminden almalarına yönelik bir sistem. Burada önemli olan gönüllü katılım var. Yani, kişiler istedikleri takdirde bu sisteme katılabilecekler. Çalışan, çalışmayan, ev kadınları, medeni hakları kullanma ehliyetine haiz ise bu sisteme katılabilecek.

Gökay OTYAM: Peki, gelir düzeyi bu kadar gerilemişken gerçekten ciddi bir katılım bekleniyor mu? Çünkü ortada toplanılacak paranın da yine piyasalarda kullanılabileceği belirtiliyordu. Bu piyasada kullanılırsa eğer yatırım masrafı falan olacak mı?

Ali Haydar ELVEREN: Şimdi, haklısınız. Yani, son yıllarda ülkemizde, tasarruf edilebilir gelir düzeyinde bir azalma söz konusu. Ancak bunlar uzun vadeli bir sistem. Yani kısa vadeli ekonomik konjonktürden etkilenmeyecek bir sistem. Çünkü, siz emekliliğinize yönelik 20, 30 yıllık bir perspektifle, 30 yıllık bir süre ile tasarrufta bulunuyorsunuz. Biz bu sistemi 1999’larda başladık çalışmaya, 2001 yılında kanun yasalaştı. 2002‘nin sonlarına doğru uygulamaya başlanılacak. Dolayısıyla bu dönem içerisinde çok değişik ekonomik koşullar olabilir. Geleceğe yönelik uzun vadeli bakıyoruz. Ülke ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak, katılım sandığımızdan çok daha yüksek olabilir. Bu koşullarda bile yeterli bir katılım olacağını bekliyoruz. Çünkü çok önemli bir grup var. Kamu emeklilik sistemlerinden elde edecekleri gelire ek olarak tasarrufta bulunmak isteyen bir grup var. Ev kadınları gibi kayıtlı olmayan, ancak bir şekilde geliri olan ve emeklilikte hiç bir şekilde güvencesi olmayan bir grup var. Bunların bu sisteme katılacaklarını düşünüyoruz.

Gökay OTYAM: Peki buna ek olarak da hayat sigortası yaptıranlar da istediği sürede buna geçebiliyor mu?

Ali Haydar ELVEREN: Bireysel emeklilik sistemine ilişkin mevzuatta, mevcut hayat sigortaları belirli kriterleri sağlamaları halinde ve koşulları uygunsa derken, iki ürün arasındaki farklılıklardan bireysel emeklilik sistemine geçmeleri kendilerine cazip geliyorsa, bireysel emeklilik sistemine geçebilecekleri ve hayat sigortacılığında geçen sürelerinin bireysel emeklilik sisteminde geçmiş sayılacakları öngörülüyor. Ama bu otomatik bir geçiş değil. Çünkü, hayat sigortalarına ilişkin vergi mevzuatı farklı, hayat sigortalarındaki kurallar farklı, bireysel emeklilik sistemindeki kurallar farklı. Konuşmanın en başında siz, bireysel emeklilik sigortası demiştiniz. Dolayısıyla aslında bu hayat sigortası, emeklilikle ikisi arasındaki bazı farklara değinmek istiyorum, süremiz varsa eğer.

Gökay OTYAM: Çok kısa alabilir miyiz, çünkü aslında merak ettiğimiz başka sorular da var. Şununla birleştiribilir misiniz?

Ali Haydar ELVEREN: Tabi buyrun.

Gökay OTYAM: Nedir cazibesi, bunu da koyalım. Çünkü, öbür taraftan da bazı kimseyi zan altında bırakmayalım tabii ama, sigorta yaptıranlar belli bir dönem sonra aldıkları para gerçekten de çok cüz’i oluyor. Yani, bir emekli gibi hayatını geçindirebilecek bir standartdartları oluşturumayacak bir para oluyor. Burada nasıl, herhangi bir katsayı hangisi daha cazip olacak dövize endeksi, enflasyona endeksi korunabilecek mi?

Ali Haydar ELVEREN: Şimdi gönüllüklük esasına dayalı sistemde, gönüllülük esası derken, katkının ne kadar olacağını da siz belirliyorsunuz. Burada amaç ve olması gereken, kişilerin, gelirleriyle orantılı bir oranda tasarrufta bulunmaları. Yani, gençlerin maaşlarının %5’i ile 10’u arası, yaş ilerledikçe bunun yüzde 10 ve daha yukarısında tasarrufta bulunulduğu takdirde, hem çalışırken aldığınız gelirin bir kısmını bu şekilde tasarruf ederseniz, emekliliğinizde ciddi bir gelir elde edersiniz. Ancak, geçmişte yanılgı şuradan kaynaklanıyor. Kişinin, çok genç bir yaşta 10 yıllık bir süre ile katkıda bulunuyorlardı, o on yılda elde ettikleri birikimi, 30 yıl, 40 yıl kullanmak istiyorlardı. Takdir edersiniz, 10 yılda havuzda biriken paranın 30 yıl kullanılması çok cüz’i bir emeklilik gelirine veya maaşa neden olacaktır. Bu sistemde siz 56 yaşına kadar ve 18 yaşındaki kişi 38 yıl, 20 yaşındaki kişi daha az süre, 40 yaşındaki kişi16 yıl katkıda bulundukça, o katkılar yatırıma gidecek, reel olarak büyüyecek. Dolayısıyla 56 yaşına gelindiğinde, hem biriken miktar çok yüksek olacak, hem de o tarihten sonra yaşama beklentisi daha az olduğu için elde edilecek emeklilik gelirinin oranı yükselecektir. Burada herhangi bir katsayı ve oran yok. Tamamiyle kişilerin yatırım tercihleri çerçevesinde bu paralar yatırıma gidecek. Dolayısıyla siz hisse senedi ağırlıklı bir fonu tercih ettiğinizde, aynı miktar katkıdan sizin elde ettiğiniz gelir farklı olacak, Hazine bonosunu tercih edenlerin getirisi farklı olacak. Getiri farklı olduğu için de aynı miktar katkıda bulunan kişilerin emeklilikte elde edecekleri gelir miktarı farklı olacak. Bu bütünüyle şeffaf, bireysel hesaplara dayalı sistemde fonlu sistem dediğimiz şey, buradan kaynaklanıyor.

Gökay OTYAM: Sayın ELVEREN, süremizi aştık. Bir cümle ile toparlamanızı isteyeceğim. Bir de Eylül’de başlıyor. Kesintiler stopaj da o zaman belli oluyor deyip, noktalayabiliyoruz herhalde.

Ali Haydar ELVEREN: Çok cüz’i kesintiler olacak. Bu yatırım aşamasındaki kesintiler menkul kıymet fonlarındaki kesintilerden çok çok daha az olacak. Çok cüz’i miktar katkıları çok yüksek, ileri düzeyde bir finans hizmeti veriliyor olacak. Çok şeffaf, çok güvenli bir sistem yaratmaya çalıştık. Ve kişilerin istedikleri takdirde gönül rahatlığı ile katıda bulunabilecekleri bir sistem yaratmaya çalıştık. Altyapısını hazırlamak için çok uğraşıyoruz. Her şey hazır olduktan sonra - denetim, düzenleme - her şey hazır olduktan sonra şirketlere faaliyet izni vereceğiz. Başvurular başladı. Şirket kuruluşlarına ilişkin başvurular başladı. Henüz ruhsat almanın Eylül’e doğru, bu yılın sonuna doğru olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla tüm hazırlıklarımız tamam olduktan sonra, bu sistemin başlamasına izin vereceğiz.

Gökay OTYAM: O zaman inşallah daha ayrıntılı bir şekilde sizlerle tekrar değerlendirme imkanına da kavuşmuş olacağız. Hazine Sigortacılık Daire Başkanı Sayın Ali Haydar ELVEREN çok teşekkürler efendim.

Ali Haydar ELVEREN: Çok teşekkür ederim.